Diyelim ki şartlar gayet müsait ama oyun oynayamıyoruz;

1. Ya aklımıza oyun gelmiyor (bebek, araba, lego hepsini hali hazırda kullanmış olabilirsiniz)

2. Ya da bir sürü şey üretiyorsunuz ama çocuğunuz hiçbirini istemiyor

İlk durum için akademisyenanne’nin oyunperest kitabını, şermin yaşar’ın oyuncu anne kitabını ya da oyun takvimini önerebilirim, e tabi bir de internette/instagramda da bolca etkinlik/oyun paylaşan hesap var artık.

İkinci durumda ise; oklar eveveynin kendisine dönüyor. İngiltere’de bir grup anne ve çocuklarının üzerinde yapılan bir araştırmaya göre o sırada oyun oynamak istemeyen ya da aklı başka yerde olan annelerin çocukları huysuzluk yapıp oyun oynamaya ya hiç başlamıyormuş ya da hemen oyunu bozuyormuş! Bu çok şaşırtıcı bir araştırma ama gerçek şu ki çocuklar bizi hissediyorlar.

Peki ya bizim full motive ve anda olduğumuz durumda yine de oyun oynamak istemeyen bir çocuğa bu beceriyi nasıl kazandıracağız?

* Etkinlik öncesi malzemeleri tanımasına dokunmasına fırsat vermeliyiz:

Eğer malzemeli bir oyun oynayacaksak kağıt, pipet, boncuk, top vs ne varsa (kontrollü bir şekilde tabii ki) dokunmasına keşfetmesine başka bir deyişle oyuna ısınmasına fırsat vermeliyiz. Hiç görmediği birşeyi bir anda tataaa diye önüne koyup oynamasını beklemek biraz hayalcilik olur

* Oyunu önce biz oynamalıyız:

Nasıl oynandığının, ne kadar eğlenceli olduğunun gösterilmesi önemli.

* Oyunun aşamalı olması avantaj, birkaç şey aynı anda yaparak kafa karışıklığına mahal vermemeliyiz: çocuklar netlik severler. Şimdi bunu yapıyoruz nokta. Oyun içerisinde güvenli alan yaratırsak kendilerini daha rahat hissedip oyunu daha bir sever daha bir oynamak isterler.

* Çocukların dikkatleri çok kısa süreli olup hemen dağılabiliyor, üstlerine gitmemeliyiz: bazen bir oyunu oynamaya başlasalar da hemen sıkılabilirler, o sırada “sıkıldın sanırım aslında en eğlenceli yerine henüz gelmemiştik ama sen bilirsin sonra ne zaman istersen o zaman oynarız madem” demekte fayda var. Böylece oyuna merak ve ilgiyi canlı tutmuş oluruz. Sıkılmış ya da ilgisi dağılmış bir çocuğa oynaması için ısrar etmek anca oyundan soğumasına neden olacaktır.

* Bir oyunu bir kez oynamanız ya da oynayamamanız başka zaman tekrar denememeniz gerektiği anlamına gelmez, belli bir süre geçsin, unutturun sonra yeniden oynayın: bu taktik başka bir sürü şeyde de geçerli. Araya zaman koymak çocuklarda işe yarıyor.

* Beraber bir oyun oynarken (sıkılsanız bile) belli etmeyin, telefonunuzu diğer odada bırakın, oyuna kanalize olmaya çalışın, oyun sırasında çocuktan daha hevesli olun, bu onu da oyuna motive edecektir.

* Oyun oyun derken illa bir etkinlik düşünmeyin,  bazen de, haftada en az 2-3 gün mesela, beraber spor/dans da deneyebilirsiniz.

Bol oyunlu ve eğlenceli günler dileyerek yazımı sonlandırırken şunu da söylemeden geçemeyeceğim;

Çocukların gelişimleri için süreklilik çok önemli!

Evde etkinlik/oyun, işin bir yere kadar olan kısmı, ama diğer kısmı için uzmanlar mutlaka hergün açık hava; yürüyüş/park öneriyorlar. Dışarı çıkmaya kendinizi zorlayın; sonuç oyun kotası dolmuş mutlu bir çocuk ve mutlu bir anne olacak!

Oyun kotası ne mi?

Onu da bir sonraki yazıda bulabilirsiniz! Sevgiler

Oneupmom